Toplum erkeğe çoğu zaman tek bir kimlik verir: “Başarılı ol, para kazan, güçlü dur.”
Kadına ise birden fazla rol yükler: “İyi anne ol, iyi eş ol, düzeni kur, çalışıyorsan da aksatma.”
Psikolojik açıdan baktığımızda bu durum sadece iş bölümü değil, rol içselleştirmesi meselesidir.
Erkek çocukları küçük yaştan itibaren duygudan çok performansla takdir edilir. “Ağlama”, “güçlü ol”, “başarılı ol.” Bu nedenle yetişkin olduğunda kimliğini işe yaslar. İş onun değer kanıtıdır. Evle ilgili yükü geri planda bırakması çoğu zaman kötü niyet değil; kimliğini tek bir alanda kurmuş olmasının sonucudur.
Kadın çocukları ise erken yaşta bakım verme rolünü öğrenir. “Sen ablasın”, “yardım et”, “idare et.”
Bu yüzden yetişkin olduğunda hem işi hem evi hem çocuğu aynı anda yürütmeye çalışır. Çünkü değer duygusu çoğu zaman “her şeyi yetiştirebilme” üzerinden şekillenir.
Ama burada görünmeyen bir şey var:
Zihinsel yük.
Kadın sadece fiziksel işleri yapmaz; planlayan, düşünen, organize eden, hatırlayan da çoğu z...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects