Bazen insanlar telefonlara,televizyona ya da ekranlara düşündüğümüz kadar masum nedenlerle yönelmez.Asıl sebep çoğu zaman sıkılmak değildir.Asıl sebep kaçmaktır.Çünkü insan zihni ağır bir duyguyla baş edemediğinde kendine bir sığınak arar.Geçmişten gelen bir travma,bastırılmış bir acı,konuşulmamış bir öfke ya da yıllardır içte taşınan bir yalnızlık varsa,zihin bunlarla sürekli yüzleşmek istemez.Ekran tam da bu noktada bir anestezi gibi çalışır.Kaydırırsın,izlersin,gülersin,başka hayatlara bakarsın ve birkaç dakika boyunca kendi hayatını unutursun.Ama sorun şudur;travma ekrana bakarken yok olmaz,sadece sessizce bekler.Telefonu kapattığında,o duygu yine oradadır.Bu yüzden bazı insanlar telefonu elinden bırakamaz.Çünkü bıraktıkları anda kendi iç sesleriyle baş başa
kalırlar.Ve insan bazen dış dünyanın gürültüsünü değil,kendi içindeki sessizliği kaldıramaz.Gerçek iyileşme ekrana bakarak değil,o kaçtığımız duygulara yavaş yavaş bakabilmeyi öğrendiğimizde başlar.Çünkü kaçmak kısa süreli raha...