İlişkilerde kriz çoğu zaman büyük olaylardan değil, küçük anlaşılmamışlıklardan büyür. Çünkü insanlar tartışırken aslında “haklı çıkmaya” çalışır, “anlaşılmaya” değil. Ve işte tam burada kopuş başlar.
Bir taraf “beni hiç anlamıyorsun” derken, diğer taraf “seni zaten dinliyorum” diye düşünür. Ama dinlemek ile anlamak aynı şey değildir. Dinlemek kulakla olur, anlamak ise kalple.
Çiftler kriz anında çoğunlukla birbirlerinin söylediğine değil, kendi içlerindeki yaraya cevap verir. O yüzden aynı cümle, birine eleştiri, diğerine terk edilme korkusu gibi gelir. Bu yüzden tartışmalar büyür, sesler yükselir ama aslında kimse gerçekten duyulmaz.
İletişim problemi yaşayan çiftlerde en büyük yanılgı şudur: “Beni gerçekten seven zaten anlar.” Hayır. Sevgi anlamayı garanti etmez, emek ve doğru iletişim olmadan kimse kimseyi kendiliğinden çözemez.
Gerçek yakınlık; karşı tarafı değiştirmeye çalışmak değil, onun dünyasını merak etmektir. Çünkü anlaşılmak isteyen bir kalp, önce anlamayı öğrenmek zorunda...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects