Aşırı kıskançlık çoğu zaman “çok seviyorum” cümlesinin arkasına saklanır. Ama gerçek şu ki, sevgi büyütür; aşırı kıskançlık daraltır. Çünkü burada mesele sevgi değil, kaybetme korkusudur. İçten içe “yetersizim, yetmeyeceğim, bir gün terk edileceğim” inancı vardır. Bu inanç o kadar güçlüdür ki, kişi karşısındakini korumaya değil, kontrol etmeye başlar.
Paranoya ise bu duygunun zihindeki yankısıdır. Ortada somut bir kanıt yokken bile zihin sürekli bir tehdit üretir. Mesaj geç cevaplandıysa bir anlam yüklenir, bakışlar sorgulanır, en küçük detay bile bir ihanet ihtimaline dönüşür. Çünkü kişi gerçeği değil, korkusunu görür.
Ve zamanla ilişki bir sevgi alanı olmaktan çıkar, bir sorgu odasına döner. Sürekli açıklama yapmak zorunda kalan bir taraf, sürekli tetikte olan diğer taraf… Oysa sağlıklı bir ilişkide insan kendini savunmak zorunda hissetmez, güvende hisseder.
Şunu net söyleyeyim; aşırı kıskançlık sevginin kanıtı değildir. Aksine, kişinin kendi içindeki değersizlik duygusunun dışa vuru...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects