Ateş yanıyor.
Hamur bekliyor.
Zaman usulca duruyor.
Bir avlunun ortasında,
taşların hafızasında,
odun ateşinin sabrında
kadınlar bir ömrü yoğuruyor.
Bu yufka ince mi?
Evet…
Çünkü yılların sabrı ince açılır.
Bu bişi neden kabarıyor?
Çünkü içine sadece un ve su konmadı,
umut kondu, emek kondu,
bir sofra etrafında toplanma arzusu kondu.
Bu eller tanıdık…
Bir zamanlar saçını okşayan,
üşüdüğünde sobaya yaklaştıran,
“birazdan pişer” diyen eller.
Bu koku nereden geliyor?
Çocukluğun sabahından,
köy yolundan,
avluda yankılanan kahkahadan.
Burada konuşan kim?
Ateş konuşuyor.
Sac konuşuyor.
Kadınların sessiz uyumu konuşuyor.
Artvin’in taşı, toprağı,
Anadolu’nun mutfağı
bu anın içinde nefes alıyor.
Bakan herkes bir yere gidiyor.
Kendi geçmişine.
Kendi sofrasına.
Kendi köyüne.
Ve içinden şu cümle geçiyor:
“Bir gün yine o avluya döneceğim.”
#AnadoluKültürü
#KadınEmeği
#AnadoluMutfağı
#ArtvinKültürü
#Yufka
Ekmek
Hamurişi
GelenekselLezzetler
KöyMutfağı
OdunAteşi
TürkMutfağı
Gastronomi
YerelL...