Her coğrafyanın sabahı kendine özgüdür;
Artvin’de sabahın ilk kokusu hep aynıdır:
Közde ağır ağır dönen etin sıcak buğusu.
Burada güne başlayan önce ateştir.
Odunların çıtırtısı duyulur, usta elinin hareketi görünür.
Çünkü Artvin’de cağ döner, sabah sofrasının en eski geleneğidir.
Güne kuvvetli bir lokmayla başlamak bu topraklarda alışılagelmiştir.
Bu geleneğin merkezinde Hemşin koyunu yer alır.
Yaylada özgür büyür, otların tadı etine siner.
Ustalar eti ince ince işler, katman katman hazırlar
ve et, ateşin karşısında yatay bir çeliğin üzerinde ağır ağır dönmeye başlar.
Her dönüşte kendi yağıyla birleşir, lezzetini bulur.
Odun ateşinin sıcaklığıyla dışı hafifçe kızarır, içi yumuşak kalır.
Artvin’de sabah sofralarında cağ dönerin yeri ayrıdır.
Çay semaverde demlenir, közün üstündeki döner sabırla çevrilir.
Ustalar bu anı bir ritüel gibi yaşar.
Lokması doyurur, günü karşılamaya güç verir.
Bir misafir sabah sofraya oturduğunda,
‘Cağ kesiğe var mısın?’ sorusu çoğu evde duyulan ilk cümle...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects