facebook pixel
İkizler Dolunayı’nda bazı köprüler yanıyor, bazı köprülerden geçiş gerçekleşiyor. Ama tek bir şartla: Ağzımızdan çıkan her söz, karakterimize değen ve ruhumuzu aydınlatan bir yerden gelmeli. Çünkü İkizler, sınırların ve geçişlerin rehberi, iletişimin tanrısı Hermes’in yönetimindedir. Farklı gerçeklikler arasında gidip gelen tek tanrı olan Hermes, bu Dolunay ile yaşamlarımıza dahil oluyor; doğruyu yanlıştan, sahiciyi sahte olandan ayırmamıza yardım ederek hangi köprüden geçeceğimizi, hangisini yakacağımızı fısıldıyor. Hermes der ki: “Hem yukarıya — zihnin ışığına, açıklığa — hem de aşağıya — ruhun derinliklerine, karanlık sezgilere — erişebilirim. Hem iç dünyanın sessizliğini, hem dış dünyanın gürültüsünü duyarım.” Ve Hermes’in bildiği bir başka şey: Her alan, kendi dilinin gerçeğe yansımasını ister. Zihnin aydınlık tarafında, açık, net, düzenli bir dil yükselir. Ruhun derinlerine indiğinde kelimeler çözülür; anlam sis olur, hakikat çıplaklaşır. Günlük hayatta ise, bizim gibi, zam...

 7

    Suggested Credits
    Tags, Events, and Projects