GÜN BOYU YORULUP HİÇ İLERLEMEMENİN SEBEBİ BU OLABİLİR.
Zihin geçmişe gittiğinde “keşke”lerle meşgul olur.
Geleceğe kaçtığında ise henüz yaşanmamış senaryoların yükünü taşır.
Ve biz buna çoğu zaman “derin düşünmek” deriz.
Oysa çoğu zaman bu, aynı düşüncenin farklı kılıklarda tekrar etmesidir.
Aşırı düşünmek derinlik değildir.
Dikkatin dağılmasıdır.
Dikkat bölündüğünde enerji dağılır.
Enerji dağıldığında kapasite görünmez hâle gelir.
Zihinsel performansın kalitesi, dikkat süresinin kalitesiyle doğru orantılıdır.
Nörobilim araştırmaları gösteriyor ki; sürekli geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen zihin, bilişsel yükü artırır. Bu da karar kalitesini, üretkenliği ve yaratıcılığı düşürür.
Ama anda kaldığında zihin sakinleşir.
Sakinlik boşluk değildir.
Sakinlik netliktir.
Ne yapacağını, neyi bırakacağını, nerede durman gerektiğini daha berrak görürsün.
Bu hâlde yapılan iş daha az yorar.
Odak daha doğal akar.
Çünkü artık zihninle savaşmıyorsundur.
Onunla birlikte hareket ediyorsundu...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects