Ayrılık anksiyetesi çoğu zaman “onu özledim” gibi basit bir duygu değildir. Daha derinde, terk edilme korkusu, yalnız kalınca dağılacakmış hissi ve “onsuz ben kimim?” sorusunun cevapsızlığı vardır. Çünkü bazı bağlar sadece bir insanla değil, güven duygusuyla kurulur. Ve o kişi gidince aslında sadece bir insan gitmez… onunla birlikte güvende hissettiğin yer de gider.Ayrılık anksiyetesi yaşayan kişi genelde şunu söyler: “Onu kaybetmekten korkuyorum.” Ama terapide gördüğümüz şey şudur: Aslında kişi kendini kaybetmekten korkuyordur. Çünkü ilişki, kendi iç boşluklarını doldurduğu bir alan haline gelmiştir.Bu yüzden ayrılık düşüncesi bile bedende panik yaratır. Kalp sıkışır, zihin sürekli senaryolar üretir, mesaj gelmeyince felaket hissi oluşur. Bu bir zayıflık değil… bu, bağlanma sisteminin alarm vermesidir.Çocuklukta duygusal olarak tutarsız, kaygılı ya da mesafeli bağlanmalar yaşayan bireylerde bu daha sık görülür. Çünkü zihin şunu öğrenmiştir: “Sevgi kalıcı değildir, her an gidebilir.” V...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects