Bu müziği ne zaman dinlesem ciğerim yanıyor. Şu soldaki zemin katta, güneşi göremeyen evdi, bizim evimiz.
90’lı yılların sonu, 2000’lerin başı. Çocukluğum, sokakta umarsızca saatlerce futbol oynamamız, rahmetli babam, henüz ölmemiş arkadaşlar, çocukluğa has bir huzur, hayal meyal hatırladığım. Günümüzün yapaycılığı ve sahteliği henüz yok.
Günümüzün çabucak tüketilen ilişkileri, aşkları, dostlukları henüz yok.
2020’leri sevemedim.
2026 benim için büyük kahırlarla başladı ve devam ediyor.
Sonu bir türlü gelmeyen dram filmi gibi ömrüm.
Neye elimi atsam, kime güvensem nihayetinde kendimi koca bir boşlukta ve yalnızlıkta buluyorum.
Bazen de Zeki Demirkubuz filmlerindeki karakterler gibi hissediyorum, hatta onlardan daha çok acı çekiyorum.
Acı da kahır da hayata dair, ölene değin.
Öldükten sonrası, muamma.
#diyarbakır