Aşırı duygusal olmak çoğu zaman zayıflık değil, biriktirme biçimidir. Çünkü bazı insanlar hissettiklerini anında ifade etmez; yutar, erteler, görmezden gelir. “Şimdi büyütmeyeyim”, “boşver”, “konuşmaya değmez” derken aslında iç dünyasında küçük küçük dosyalar açar. Ve o dosyalar kapanmaz… üst üste birikir.
Sonra ne olur?
Çok basit bir olay… belki bir söz, bir bakış, bir mesaj gecikmesi… normalde tolere edilebilecek bir şey… ama o an gelen tepki orantısızdır. Çünkü verilen tepki o ana değil, geçmişte bastırılmış tüm duygularadır.
İnsanlar çoğu zaman şunu fark etmez:
Patladığı şey değil, taşıdığı yük ağırdır.
Bu durum genelde şu döngüyle ilerler:
İfade edememe → bastırma → biriktirme → tetiklenme → ani patlama → pişmanlık → tekrar bastırma
Ve kişi kendine şunu söyler:
“Ben neden bu kadar abarttım?”
Aslında abartmadın… sadece geç kaldın.
Duygular zamanında yaşanmadığında, birikir ve kontrolsüz çıkar. Tıpkı kapağı sıkıca kapatılmış bir tencere gibi… altı yanmaya devam ederken, içindeki bas...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects