“Her gece içmiyorum. Seni aldatmıyorum. Dayak atmıyorum.” Bu cümle aslında bir savunma değil… bir çıtanın ne kadar aşağıya düştüğünün itirafıdır. Çift terapilerinde çok sık gördüğümüz bir şey var: bazı insanlar ilişkiyi “zarar vermemek” üzerinden tanımlar, bazıları ise “duyulmak, görülmek ve değer hissetmek” üzerinden yaşar. Biri der ki: “Ben kötü bir şey yapmıyorum.” Diğeri der ki: “Ama bana iyi gelen hiçbir şey de yapmıyorsun.”
İlişki sadece ihanet etmemek, şiddet uygulamamak ya da bağımlı olmamak değildir. Bunlar zaten olması gereken en temel insanlık sınırlarıdır, sevginin değil… asgari koşulların tanımıdır. Bir ilişkide asıl ihtiyaç; duygusal temas, ilgi, şefkat, anlaşılma ve güvenli bağ kurabilmektir. Eğer bir partner kendini “ben sana zarar vermiyorum” diye savunuyorsa, aslında şunu kaçırıyordur: İlişkiler zarar vermeyerek değil… değer vererek yaşar.
Karşı taraftan gelen “Zaten olması gereken bu” tepkisi ise bir öfke değil, bir hayal kırıklığıdır. Çünkü kişi şunu hisseder: “Bend...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects