Öfke problemi olan insanların büyük kısmı aslında öfkeli değildir.
Bunu yıllardır terapi odasında tekrar tekrar görüyorum.
Bir danışanım vardı. Trafikte biri önüne kırdığında kendini zor tutuyordu. Eşi bir şey söylese sesini yükseltiyor, çocuğu bir şeyi iki kere sorsa sinirleniyordu. En ufak bir sese karşı tahahmülsüzleşmişti Kendisi de bu durumun farkındaydı
Bir gün çocukluğunu konuşurken şöyle dedi:
Evde hata yapma hakkımız yoktu. Bir bardak kırınca saatlerce azar işitirdik.
O an aslında öfkelendiği kişinin trafikteki sürücü ya da eşi olmadığını fark ettik.
İçinde yıllardır korkuyla yaşayan küçük bir çocuk vardı.
Başka bir danışanım ise tam tersiydi. Çocukken ne zaman ağlasa "abartma", ne zaman üzüntüsünü anlatsa "takma kafana" denilmişti.
Duygularını anlatmayı hiç öğrenememişti.
Yıllarca sustu.
Sustu.
Sustu.
Sonra bir gün insanlar onu "sinirli biri" olarak tanımaya başladı.
Çünkü konuşulamayan duygular bazen öfke olarak dışarı çıkar.
Aslında öfke çoğu zaman ilk duygu değildir....
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects