facebook pixel
Hayatta bazı şeylerin değerini, onlar elimizdeyken değil, ancak çekip gittiklerinde bıraktıkları o derin sessizlikte anlarız. Bir psikolog olarak klinikte ve insan ilişkilerinde sıkça gözlemlediğim bir paradoks vardır: Bazen birine verebileceğiniz en büyük değer, ona yokluğunuzu sunmaktır. İnsan psikolojisi, sürekli maruz kaldığı uyaranlara karşı bir süre sonra duyarsızlaşır; buna psikolojide alışma veya adaptasyon diyoruz. Bir ilişkide sevginizi, zamanınızı, emeğinizi ve sabrınızı sınır gözetmeksizin, bardağı taşırırcasına sunduğunuzda, karşı taraf bu yoğunluğu bir lütuf olarak değil, hayatın doğal bir dekoru, zaten olması gereken bir standart olarak görmeye başlar. Sürekli orada olan, her çağrıldığında koşan, her hatayı sineye çeken birinin varlığı, karşı tarafta "nasıl olsa gitmez" yanılgısı yaratır. Sizin her şeyi tamamlama çabanız, karşı tarafın kendi sorumluluklarıyla yüzleşmesine engel olur. "Yokluğunu sunmak" bir ceza, bir intikam ya da çocukça bir trip atmak değildir. Aksine, ...

 157

 157

    Suggested Credits
    Tags, Events, and Projects