Yanlış anlaşılmak insanın en eski yaralarından biridir. Çünkü hepimiz görülmek, duyulmak ve olduğumuz gibi bilinmek isteriz. Ama bazen biri bizi kendi filtresinden anlatır. Bir sözümüzü büyütür, bir davranışımızı yanlış yorumlar, bir hatamızı karakterimiz gibi sunar. Sonra insanlar bizi tanımadan bizim hakkımızda oluşan hikâyeye inanır.
Özellikle günümüzde bu durum daha da zorlaştı. Çünkü artık insanlar bir insanı tanımaktan çok etiketlemeye alıştı. Bir hata yaptıysan "kötüsün", bir şey söylediysen "o'sun", bir konuda farklı düşündüysen hemen bir kutuya yerleştiriliyorsun. Oysa insan bir cümleden, bir videodan ya da tek bir davranıştan ibaret değildir.
Daha da üzücü olanı, gençlerin büyüdüğü dünyanın giderek daha yargılayıcı hale gelmesi. Sürekli eleştirilen, sürekli karşılaştırılan, sürekli ne olması gerektiği söylenen bir nesil yetişiyor. Gençler hata yapmaktan değil, hata yaptıklarında linç edilmekten korkuyor. Çünkü artık birçok yerde öğrenmekten çok mükemmel görünmek ödüllendirili...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects