Bir terapist olarak en çok korktuğum şeylerden biri, insanların öfkeyi "geçici bir duygu" sanıp, onunla yaptıkları davranışların kalıcı sonuçlarını unutmasıdır.
Öfke hissetmek insanidir. Hepimiz öfkeleniriz. Ancak öfke, davranışlarımızın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çünkü öfke birkaç dakika sürer; ama o birkaç dakikada verilen bir karar, bir insanın bütün hayatını değiştirebilir.
Düşünün… İşini yapan bir insan. Belki o gün evine gidecek, ailesiyle yemek yiyecek, ertesi gün yine çalışacaktı. Sonra bir anda yüzüne fırlatılan kaynar bir kahve… Ve artık dünyayı eskisi gibi görememek.
O anda öfkesini dışa vuran kişi belki birkaç saniye sonra sakinleşti. Ama karşısındaki insan, o saniyelerin bedelini ömrünün geri kalanında ödemek zorunda kaldı.
Toplum olarak giderek daha sabırsız olduk. En küçük hayal kırıklığında bağırıyor, hakaret ediyor, saldırıyor ya da eşyaları fırlatıyoruz. Sanki "sinirlenmiştim" cümlesi her şeyi açıklıyormuş gibi davranıyoruz. Oysa öfke bir mazeret değildir; yönet...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects