facebook pixel
Dışarıdan bakınca eline ekmeğini almış, üzerine Nutella sürmüş birini görüyorsunuz. Ama aslında o masada sadece bir kadın yok; bedeniyle, iştahıyla ve çaresizliğiyle mücadele eden biri oturuyor. "Yemek istemiyorum." cümlesi çoğu zaman inat değildir. Bazen yoğun stresin, bazen depresyonun, bazen kaygının, bazen de uzun süredir taşınan duygusal yüklerin sessiz bir yansımasıdır. Çünkü zihin yorulduğunda, beden de yaşamın en temel ihtiyacı olan yemeği bile reddedebilir. Toplum genellikle kilo vermekte zorlanan insanların mücadelesini görür. Ama kilo alamayan insanların yaşadığı çaresizlik çoğu zaman görünmez kalır. "Ne güzel işte." denilerek geçiştirilir. Oysa istemesine rağmen yiyememek, her lokmada mide bulantısı yaşamak, kilo alamadığı için kendini yetersiz hissetmek de ciddi bir psikolojik yük oluşturabilir. O gözyaşları sadece yemekle ilgili değildi. Bazen insan ağzına lokmayı değil, bütün yükünü koyar. Ve o yük, bir ekmekten çok daha ağır gelir. Eğer uzun süredir iştahsızlık, istemed...

 117.1k

 269

 251

 117.1k

    Suggested Credits
    Tags, Events, and Projects