Aşkta kendini ifade edememek, çoğu zaman sevgisizlikten değil, geçmişte duyulmamanın izlerinden gelir. Bazı insanlar çocukken duygularını anlattığında susturuldu, eleştirildi ya da önemsenmedi. Bu yüzden büyüdüklerinde severler ama söyleyemezler. Özlerler ama arayamazlar. Kırılırlar ama susarlar.
Sonra çevrelerine bakarlar. Yaşıtları sevgilerini rahatça gösterirken, onlar her cümlenin içinde boğulur. "Yanlış anlaşılır mıyım?", "Yetersiz görünür müyüm?", "Ya reddedilirsem?" düşünceleri, kalplerindeki sevgiden daha yüksek sesle konuşur.
İnsan en çok sevdiği kişinin yanında kendisi olamıyorsa, bunun nedeni çoğu zaman bugünkü ilişki değil, yıllardır içinde taşıdığı görünmez yaralardır. Çünkü ifade edilemeyen her duygu zamanla eksiklik hissine dönüşür.
Ve bir süre sonra kişi, "Ben neden herkes gibi olamıyorum?" diye kendini suçlamaya başlar. Oysa sorun sevmemesi değil, sevgiyi güvenle gösterebileceği bir duygusal zemini hiç öğrenememiş olmasıdır.
Terapide en sık gördüğüm şeylerden biri şudu...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects