Bir psikolog olarak şunu gözlemliyorum: Beni düşündüren şey bir diziden ilham alınması değil. Asıl düşündüren, artık hayatımızdaki en özel anların bile giderek bir "içerik üretimine" dönüşmesi. Bebek beklemek, aile içinde yaşanan en anlamlı duygulardan biridir. Fakat bazen bu duygu geri planda kalıyor; onun yerine "Nasıl daha farklı oluruz?", "Nasıl daha çok konuşuluruz?", "Nasıl daha fazla izleniriz?" soruları öne çıkıyor.
Bu sadece cinsiyet öğrenme partileriyle ilgili değil. Düğünler, evlilik teklifleri, doğumlar, hatta yaslarımız bile zaman zaman sosyal medyanın sahnesine dönüşüyor. Sanki yaşadığımız her anı önce kameraya, sonra kendimize sunuyoruz.
Bu durum, toplumun tamamen bozulduğu anlamına gelmez. Ama dikkat etmemiz gereken bir değişime işaret eder. Artık birçok insan, yaşadığı duygunun derinliğinden çok dışarıdan nasıl göründüğüne odaklanabiliyor. Onay alma ihtiyacı, görünür olma isteği ve sürekli dikkat çekme arzusu, gerçek bağların önüne geçtiğinde insanlar birbirlerine deği...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects