insanın içinden sadece şu geçiyor… Bir kere de ben iyi olmayayım. Bir kere de biri yüzüme bakıp senin neyin var desin. Ben anlatmadan fark etsin, toparlanmamı beklemeden yanımda dursun.
Terapide konuşulabilecek bir anı düşünelim. Karşındaki kişi her şeyi gülümseyerek anlatıyor. Kırıldığı yerleri bile… Sonra ona soruyorsun, bunları yaşarken senin neye ihtiyacın vardı? Bir süre susuyor. Gözleri doluyor. Çünkü hep ne yapması gerektiğini düşünmüş, neye ihtiyacı olduğunu pek soran olmamış. Sonunda sadece şunu söylüyor: Birinin de bana sarılmasını isterdim.
Güçlü görünmekten yorulmak bazen böyle bir şey. Herkes seni kendi kendine yeten biri sanırken sen içinden keşke bugün bir şeyi de ben taşımak zorunda kalmasam diyorsun. Ağlasan başlayıp duramayacakmışsın gibi geliyor. İyiyim diyorsun, çünkü iyi değilim dediğinde nasıl karşılanacağını bilmiyorsun.
Belki de uzun zamandır kendine üzülmek için bile izin vermiyorsun. Hemen toparlanmalıyım, çocuklar var, işler var, beni böyle görmesinler… Peki ...
Suggested Credits
Tags, Events, and Projects