Nereden, nasıl başlasam bilmiyorum. Sayfalarca dolusu yazsam, benimsemeye çalıştığım “oğlum artık bizimle değil” cümlesi karşıma çıkıyor. Bu gecenin sabahında tam bir hafta olacak kaybedeli ama kabullenemedim, kabullenemiyorum. Gülüyorum ama içimde özlem, acı, gözyaşı var. 2013’te avuç kadar yavruyken yollarımızın kesiştiği, onu bir evlat güzelliğinde seven ablamın ismini koyduğu güzel
#Müezza’mız artık yok.
• Geride kalan beş yıllık süreçte o kadar güzel anılar biriktirdik ki; -bana göre- en önemlisi, hayvanlara karşı sıcak bakmayan babam, artık elinde mama ile eve gelir olmuştu. Zaman zaman kızdı ama çok sevdi Müezza’yı.. Annem “oğlum neredesin” diye seslenirdi. Kardeşlerim de ilgi gösterirdi ama en güzel de ablam sevdi. Baktı, korudu, kolladı. Gözünden sakındı. Hani derler ya, “yemedi, yedirdi; içmedi, içirdi” diye, işte öyle sevdi. Gün geldi hastalandı, kucağına alıp kilometrelerce yol gitti. Soğuk havalarda Müezza eve girmeden, o da yatağına girmedi. Her canlıya nasip olmayacak gü...